II. Abdülhamid döneminde Osmanlı telgraf ağı hızla büyüdü. Yeni hatlar vilayetleri İstanbul'a bağlarken Yıldız Sarayı da bu ağın kalbine yerleşti. Abdülhamid, merkezle doğrudan telgraf yazışmasına olanak tanıyan bu sistemi taşra yöneticilerini yakından izlemek için etkin biçimde kullandı.
Telgraf ağı yalnızca siyasi bir denetim aracı değil, aynı zamanda ekonomik ve askeri yönetimin de kritik bir unsurudur. Anadolu ve Arap vilayetlerinde uzanan hatlar bilginin akışını hızlandırdı; askeri hareketler, vergi idaresi ve güvenlik meseleleri çok daha hızlı koordine edilebildi.
Dönemin iletişim devriminin bir parçası olarak posta sisteminin de modernize edildiği bu dönemde denizaşırı telgraf bağlantıları Avrupa ile anlık iletişimi mümkün kıldı. Yine de devlet, bu altyapıyı ağırlıklı olarak merkezi denetim ve gizli istihbarat amacıyla kullandı.