Padişahın Sefere Çıkma Kararı
Osmanlı-Avusturya Savaşı'nın devam ettiği ve birkaç önemli kalenin Habsburglara geçtiği bir dönemde, Sultan III. Mehmed ordunun başına geçme kararı aldı. Sınır beylerbeyleri padişaha canhıraş mektuplar yazıyor; yeniçeri ocağı bizzat sefere çıkılmasını talep ediyordu. Hoca Sadeddin Efendi'nin de telkinleriyle padişah bu kararı verdi. Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümünden bu yana geçen otuz yıl boyunca hiçbir Osmanlı padişahı orduya bizzat komuta etmemişti; bu uzun aranın sona ermesi asker üzerinde büyük bir moral etkisi yarattı.
Eğri'ye Yürüyüş
21 Haziran 1596'da büyük bir törenle İstanbul'dan yola çıkan padişah, Edirne-Filibe-Sofya-Niş güzergahını izleyerek elli günde Belgrad'a ulaştı. Savaş meclisinin Eğri Kalesi üzerine yürünmesini kararlaştırmasının ardından ordu Eğri önlerine 21 Eylül'de geldi. Padişah teslim çağrısında bulundu; kale kumandanı bunu reddedip elçiyi tutukladı. Bunun üzerine kuşatma başladı.
On Sekiz Günde Zafer
Eğri, devrin en sağlam kalelerinden biri sayılıyordu; dört yanı mazgallar ve hendeklerle çevrili, doğu tarafı bir dağa yaslanmıştı. Osmanlı kuvvetleri beş koldan kuşatma başlattı; hendekler çuvallar dolusu toprakla dolduruldu, lağımlar açıldı. On birinci günde üç lağım patlatılarak kaleye girildi. Düşman iç kaleye sığındıktan sonra teslim olmaktan başka çaresi kalmadı; 12 Ekim 1596'da Eğri teslim oldu. On sekiz günde fethedilen bu kalenin düşürülmesi, Sultan III. Mehmed'e "Eğri Fatihi" unvanını kazandırdı.