Cerbe harekâtı neden yapıldı?
Cerbe Deniz Muharebesi, 1560 baharında Tunus’un güneydoğu kıyısındaki Cerbe (Djerba) adası açıklarında Osmanlı donanması ile İspanya öncülüğündeki müttefik donanma arasında yapılan deniz harekâtıdır. Harekâtı başlatan olay Osmanlı tarafında değildi: İdris Bostan’ın TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki “Piyâle Paşa” maddesi hıristiyan müttefik kuvvetlerinin Cerbe adasını işgali için 12 Mart 1560 tarihini verir; çıkarma ve kalenin ele geçirilmesi birkaç güne yayıldığı için bu tarih harekâtın tamamı değil, bir kilometre taşıdır. Buna karşılık kaptan-ı derya Piyale Paşa komutasında bir donanma İstanbul’dan yola çıkarıldı; Bostan yola çıkan filoyu 120 kadırga olarak verir.
Adanın seçilmesi tesadüfî değildi. Cerbe, Sicilya Boğazı’nın güneyinde, Trablusgarp’a giden kıyı hattının üzerinde ve sığ sularla korunan bir noktadır. Müttefiklerin amacı, 1551’den beri Osmanlı idaresinde olan ve Turgut Reis’in üssü hâline gelen Trablusgarp’a karşı bir ileri karakol kurmaktı. Ada elde tutulabilseydi, Orta Akdeniz’deki Osmanlı hareket serbestisi doğrudan kısıtlanacaktı.
Bu sayfa harekâtı tek bir muharebe gününe indirgemez. Adanın işgali, donanmanın hazırlanışı ve yola çıkışı, mayıs ayındaki deniz çatışması ve tarihindeki kaynak farkı, iki aylık kale kuşatması, kayıp ve esir rakamlarındaki ihtilaf, harekâtın sonuçları ve tarihyazımındaki yeri ayrı başlıklar altında ele alınır.
Kısa cevaplarla Cerbe
- Tarih: Müttefik işgali 1560 martı (Bostan 12 Mart’ı verir; çıkarma birkaç güne yayılmıştır); deniz çatışması mayıs ortası (kaynaklar 11 ve 14 Mayıs’ı verir); kalenin teslimi 7 Zilkade 967 (30 Temmuz 1560).
- Yer: Tunus’un güneydoğu kıyısındaki Cerbe adası ve çevresindeki sığ sular.
- Osmanlı tarafı: Kaptan-ı derya Piyale Paşa; Trablusgarp beylerbeyi Turgut Reis; kaynaklarda ayrıca Uluç Ali Reis ile Cezayir donanmasıyla katılan Hasan Paşa’nın adları geçer.
- Karşı taraf: İspanyol, İtalyan, Alman ve Malta kuvvetlerinden oluşan müttefik donanma ve çıkarma kuvveti.
- Osmanlı donanması: Bostan yola çıkan filo için 120 kadırga verir. Bu, İstanbul’dan hareket eden mevcuttur; muharebe anında hazır bulunan gemi sayısı burada kullanılan TDV maddelerinde ayrıca kaydedilmemiştir. Müttefik filo için de tek ve doğrulanabilir bir sayı yoktur.
- Sonuç: Müttefik donanmasının dağılması, adanın kuşatılarak alınması ve Trablusgarp Beylerbeyiliği’ne bağlanması.
- Sık yapılan hata: Turgut Reis’i deniz muharebesinin komutanı sanmak; batırılan gemi sayısını tek bir rakamla kesinmiş gibi vermek.
Donanmanın hazırlanışı ve yola çıkışı
Osmanlı karşılığı hızlı verildi. Bostan’ın “Piyâle Paşa” maddesine göre kaptan-ı derya 120 kadırgalık filoyla 28 Mart 1560’ta İstanbul’dan hareket etti; aynı yazarın “Turgut Reis” maddesi ise ana donanmanın Tersâne’den 4 Nisan 1560’ta ayrıldığını kaydeder. Aradaki bir haftalık fark, donanmanın Haliç’ten çıkışı ile boğazdan tam teçhizatla ayrılışının ayrı ayrı kaydedilmesinden kaynaklanıyor olabilir; bu maddede iki tarih de verilmiş, biri diğerine tercih edilmemiştir.
Donanmanın bu hızla toplanabilmesi, Osmanlı bahriye teşkilâtının o tarihteki olgunluğunu gösterir. Kadırga sayısı kadar önemli olan, kürekçi, asker, barut ve peksimetin kısa sürede tedarik edilebilmesiydi. Barbaros Hayreddin Paşa’nın 1534’teki kaptan-ı deryalığıyla kurulan ve Preveze yıllarında olgunlaşan kaptan paşa eyaleti (Cezâyir-i Bahr-i Sefîd) düzeni, Ege ve Akdeniz sancaklarının gelirlerini doğrudan donanmanın ikmaline bağlamıştı; 1560 seferi bu düzenin işlediğinin somut kanıtıdır.
Turgut Reis, Trablusgarp beylerbeyi sıfatıyla harekâta kendi kadırgalarıyla katıldı. Bostan’ın “Turgut Reis” maddesi katılım tarihini 20 Şâban 967, yani 16 Mayıs 1560 olarak verir. Bu tarih önemlidir: 16 Mayıs, mayıs ortasındaki deniz çatışmasından sonradır. Yani Turgut Reis, Osmanlı deniz zaferinin komutanı değil, onu izleyen kale kuşatmasının belirleyici ismidir. Popüler anlatıda sık sık kurulan “Turgut Reis’in kazandığı Cerbe deniz savaşı” tablosu bu bakımdan kaynaklarca desteklenmez.
Deniz çatışması: tarih ve seyir
Çatışmanın tarihi konusunda aynı ansiklopedinin iki maddesi farklı gün verir ve bu fark burada gizlenmemiştir. Abdülkadir Özcan’ın “Cerbe” maddesi 14 Mayıs 1560’ı esas alır. Bostan’ın “Piyâle Paşa” maddesi ise 15 Şâban 967’de (11 Mayıs 1560) iki donanma arasında çarpışma çıktığını ve bunun üç gün sürdüğünü kaydeder. İki kayıt aslında birbirini dışlamaz: çatışma birkaç güne yayıldığında, kaynaklar ya başlangıç gününü ya da belirleyici günü öne çıkarabilir.
Muharebenin seyri hakkında kaynaklar ayrıntılı bir manevra anlatısı vermez. Bostan’ın maddesine göre çarpışma sonunda müttefikler on dokuz kadırga kaybetti, yirmi altı barçaları tahrip edildi ve geri çekildiler; on bir kadırga Cerbe kalesine sığındı. Barça, kadırgadan farklı olarak kürek değil yelken kullanan, yüksek bordalı ve geniş ambarlı bir nakliye gemisidir; asker, at ve erzak taşımaya yarar. Müttefik kaybının önemli bölümünün bu tipte olması, kaybedilenlerin savaş gemisinden çok çıkarma ve ikmal kapasitesi olduğuna işaret eder; bu, kaynağın kendi ifadesi değil, verilen gemi tiplerinden çıkarılan bir yorumdur. Özcan’ın maddesi ise haçlı donanmasının dağıtıldığını, “yetmişe yakın geminin batırıldığı, yirmi kadarının da ele geçirildiği” rivayet edildiğini yazar. Maddenin “rivayet edilir” kaydını düşmesi belirleyicidir: yüksek rakam, kaynağın kendisi tarafından da doğrulanmış bir veri olarak sunulmamaktadır.
Bu maddede iki rakam kümesi yan yana verilmiş, biri kesin gerçek gibi seçilmemiştir. Kesin olan, müttefik filonun savaş alanını terketmesi ve bir bölümünün kaleye sığınmak zorunda kalmasıdır. Bir deniz harekâtında kaybedilen gemi sayısı, muharebeden sonra taraflarca kendi lehine yazılmaya en açık veridir; Osmanlı, İspanyol ve Malta kaynakları bu konuda birbirine yaklaşmaz.
Neden kadırga? Harekâtın teknik ve lojistik mantığı
Cerbe’de belirleyici olan tek etken sayı üstünlüğü değildi. On altıncı yüzyıl Akdeniz’inde kürekli kadırga, rüzgârdan bağımsız hareket edebilmesi ve sığ suya girebilmesi sayesinde kıyı harekâtlarının temel aracıydı. John F. Guilmartin’in kadırga savaşı üzerine çalışması, bu gemi tipinin asıl sınırının muharebe gücü değil menzil olduğunu gösterir: dar gövdeli bir kadırga yüzlerce kürekçiyi beslemek için sık aralıklarla su ve peksimet almak zorundadır. Bu yüzden kadırga filoları savaşı değil, ikmal noktalarını takip eder.
Cerbe’nin coğrafyası tam da bu mantığa uyar. Ada alçak, kumlu ve tuzlu bataklıklarla çevrilidir; çevresindeki sığ sular yüksek bordalı yelkenli gemilerin kıyıya sokulmasını engellerken kadırgalara hareket serbestliği bırakır. Müttefik filonun bir bölümünün kaleye sığınmak zorunda kalması ve iki ay boyunca dışarıdan kurtarılamaması, kısmen bu coğrafyanın sonucudur. Aynı sebeple Osmanlı tarafı için asıl mesele, kuşatmayı sürdürecek suyu ve erzağı Trablusgarp hattından getirebilmekti; Turgut Reis’in bölgeyi bilmesi burada sayısal bir üstünlükten daha değerliydi.
Bu çerçeve, Cerbe’yi bir “deha” anlatısına indirgemeden açıklar. Osmanlı donanmasının 1560’taki üstünlüğü, kadırgaya dayalı bir deniz gücünü besleyebilen bir tersane, sancak ve beylerbeyilik düzeninin ürünüdür. Aynı düzenin sınırı beş yıl sonra Malta’da görülecektir: kayalık, derin sulu ve tahkimli bir adada kadırganın sağladığı avantajlar geçerliliğini yitirmiştir.

Kale kuşatması: mayıstan temmuza
Deniz çatışması harekâtı bitirmedi; asıl uzun kısım bundan sonra başladı. Özcan’ın maddesine göre savaştan sonra Cerbe kalesi denizden donanma, karadan Turgut Reis’in (kaynaklarda beylerbeyi sıfatıyla Turgut Paşa) kuvvetleri tarafından muhasara edildi. Bostan’ın iki maddesi de kuşatmanın yaklaşık iki ay sürdüğünde ve kalenin 7 Zilkade 967’de (30 Temmuz 1560) teslim alındığında birleşir.
Kuşatmanın iki ay sürmesinin sebebi, adanın coğrafyasında aranmalıdır. Cerbe alçak, kumlu ve tuzlu bataklıklarla çevrili bir adadır; sığ sular büyük gemilerin kaleye yaklaşmasını engeller, düz ve susuz zemin ise kuşatan kuvvet için iaşe ve su sorununu ağırlaştırır. Turgut Reis’in bölgeyi, kıyı hatlarını ve ikmal yollarını bilmesi, kuşatmanın sürdürülebilmesinde belirleyici olmuştur.
Kalenin düşmesinden sonra harekât hemen sona ermedi. Bostan’ın “Turgut Reis” maddesine göre Piyale Paşa 4 Ağustos’ta Trablusgarp’taki Arap isyancıların bastırılması için asker aktardı. Aynı maddede Turgut Reis’in, Cenevizli kaptan Cigala ile oğlunu (sonradan vezîriâzam olacak Cigalazâde’yi) esir olarak İstanbul’a gönderdiği kaydedilir. Bu ayrıntı, esirlerin yalnız bir rakam değil, sonraki Osmanlı siyasetine giren kişiler olabildiğini gösterir.
Dönüş, ödüller ve sonuçlar
Bostan’ın maddesine göre donanma 27 Eylül 1560’ta İstanbul’a döndü. Özcan’ın maddesi Piyale Paşa’nın dört bin kadar esir ve çok sayıda düşman gemisiyle döndüğünü, sonrasında ise Şehzade Selim’in kızı Gevherhan Sultan’la evlendirilerek hânedana damat yapıldığını kaydeder. Madde bu evliliği seferin bir sonucu olarak sıralar; ancak evliliğin dönüş yılında yapıldığını söylemez ve tarih vermez, dolayısıyla burada da 1560’a bağlanmamıştır. Bu evlilik, kaptan-ı deryanın Kanuni Sultan Süleyman devrinin son yıllarında saray hiyerarşisinin üst basamağına çıkışını gösterir; nitekim damat olduğu şehzade birkaç yıl sonra II. Selim adıyla tahta çıkacaktır.
Adanın idarî sonucu nettir: Cerbe, Trablusgarp Beylerbeyiliği’ne bağlandı. Böylece Trablusgarp ile Tunus arasındaki kıyı hattı tek bir idarî çerçeveye alındı ve müttefiklerin bir ileri üs kurma girişimi kalıcı biçimde engellendi.
Stratejik sonuç ise daha geniştir fakat abartılmamalıdır. Cerbe, Habsburg-İspanyol deniz gücünün Orta Akdeniz’de kolayca harekât yapamayacağını gösterdi. Bu üstünlük beş yıl sonra sınandı: 1565’teki Malta Kuşatması, aynı donanmanın müstahkem bir adayı alamadığını ortaya koydu. On bir yıl sonra ise İnebahtı Deniz Muharebesi dengeyi tersine çevirdi. Cerbe bu yüzden bir sürecin en yüksek noktalarından biridir; sürecin kendisi değildir.
Kaynaklar neyi kesin, neyi belirsiz bırakıyor?
Yüksek güven düzeyine sahip bilgiler şunlardır: müttefik kuvvetlerin 1560 mart ayında Cerbe’yi işgal etmesi; Piyale Paşa komutasında büyük bir kadırga donanmasının gönderilmesi; mayıs ortasında müttefik filonun dağılması ve bir bölümünün kaleye sığınması; Turgut Reis’in Trablusgarp beylerbeyi olarak 16 Mayıs 1560’ta donanmaya katılması; kalenin yaklaşık iki aylık kuşatmadan sonra 30 Temmuz 1560’ta teslim alınması; adanın Trablusgarp Beylerbeyiliği’ne bağlanması; donanmanın 27 Eylül 1560’ta İstanbul’a dönmesi; Piyale Paşa’nın Gevherhan Sultan’la evlendirilmesi.
Düşük güven düzeyindeki bilgiler ise şunlardır: deniz çatışmasının kesin günü (11 veya 14 Mayıs); donanmanın İstanbul’dan çıkış günü (28 Mart veya 4 Nisan); müttefik işgalinin kaç güne yayıldığı; Osmanlı filosunun muharebe anındaki gemi mevcudu (120 rakamı yola çıkan filoya aittir); müttefik filonun gemi sayısı; Piyale Paşa’nın evlendirilme tarihi; batırılan ve ele geçirilen gemi sayıları (Bostan on dokuz kadırga ve yirmi altı barça verir, Özcan “yetmişe yakın” rakamını rivayet olarak aktarır); esir sayısı (Özcan “dört bin kadar” der); iki tarafın asker ve kayıp sayıları; kuşatmanın günlük seyri. Sayfanın görselleri de bu nedenle kesin gemi sayısı, sancak biçimi veya belirli bir komutanın portresi iddiası taşımaz.
Sık sorulan sorular
Cerbe Deniz Muharebesi ne zaman yapıldı?
Mayıs 1560’ta. TDV’nin “Cerbe” maddesi 14 Mayıs 1560’ı, aynı ansiklopedinin “Piyâle Paşa” maddesi ise 11 Mayıs’ta başlayıp üç gün süren bir çarpışmayı esas alır. Cerbe kalesi ise 30 Temmuz 1560’ta teslim alındı.
Cerbe nerededir?
Tunus’un güneydoğu kıyısı açığındaki Cerbe (Djerba) adasıdır. Alçak, kumlu ve sığ sularla çevrili bir adadır; Sicilya Boğazı’nın güneyinde, Trablusgarp yolunun üzerinde bulunur.
Cerbe’de kim komuta etti?
Osmanlı donanmasının komutanı kaptan-ı derya Piyale Paşa’ydı. Turgut Reis, Trablusgarp beylerbeyi olarak 16 Mayıs 1560’ta kendi kadırgalarıyla katıldı; yani deniz çatışmasından sonra, kale kuşatmasında belirleyici rol oynadı.
Cerbe’de kaç gemi battı?
Kaynaklar farklıdır. TDV’nin “Piyâle Paşa” maddesi müttefiklerin on dokuz kadırga kaybettiğini ve yirmi altı barçalarının tahrip edildiğini yazar. “Cerbe” maddesi ise yetmişe yakın geminin batırıldığının, yirmi kadarının ele geçirildiğinin rivayet edildiğini kaydeder. İkinci rakam maddenin kendisi tarafından rivayet olarak verilmiştir.
Cerbe Deniz Muharebesi’nin sonucu ne oldu?
Müttefik donanması dağıldı, ada kuşatılarak alındı ve Trablusgarp Beylerbeyiliği’ne bağlandı. Müttefiklerin Trablusgarp’a karşı ileri üs kurma girişimi böylece sonuçsuz kaldı.
Cerbe ile Malta arasında bağlantı var mı?
Evet. Cerbe’de Orta Akdeniz’de kurulan üstünlük, 1565’te Malta’ya yönelik seferin gerekçelerinden biri oldu. Ancak Malta kuşatması sonuçsuz kaldı; bu da Cerbe’de kazanılan üstünlüğün sınırlarını gösterdi.
Kaynakça
- Abdülkadir Özcan, “Cerbe” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 7, İstanbul 1993, s. 391–392.
- İdris Bostan, “Piyâle Paşa” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 34, İstanbul 2007, s. 296–297.
- İdris Bostan, “Turgut Reis” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 41, İstanbul 2012, s. 417–418.
- İdris Bostan, Beylikten İmparatorluğa Osmanlı Denizciliği, Kitap Yayınevi, İstanbul 2006; aynı yazar, Osmanlı Bahriye Teşkilâtı: XVII. Yüzyılda Tersâne-i Âmire, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1992.
- Kâtib Çelebi, Tuhfetü’l-kibâr fî esfâri’l-bihâr, haz. İdris Bostan, Türkiye Bilimler Akademisi, Ankara 2008 (Osmanlı deniz seferleri kanonik anlatısı).
- John Francis Guilmartin Jr., Gunpowder and Galleys: Changing Technology and Mediterranean Warfare at Sea in the Sixteenth Century, Cambridge University Press, Cambridge 1974; gözden geçirilmiş baskı, Conway Maritime Press, Londra 2003 (Cerbe harekâtının kadırga savaşı ve lojistik çözümlemesi).
- Fernand Braudel, Akdeniz ve Akdeniz Dünyası, çev. Mehmet Ali Kılıçbay, 2 cilt, Eren Yayıncılık, İstanbul 1989–1990 (16. yüzyıl ortasında Orta Akdeniz güç dengesi).
- İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c. II: İstanbul’un Fethinden Kanunî Sultan Süleyman’ın Ölümüne Kadar, Türk Tarih Kurumu, Ankara (Kanuni dönemi deniz seferleri bölümleri).