Malta Kuşatması

Osmanlı Donanmasının Akdeniz’de Sonuç Alamadığı Dört Ay
Malta kıyısında kayalık bir burun üzerindeki alçak taş kaleyi, karşı yamaçtaki kuşatma bataryalarını ve koydaki kürekli kadırgaları gösteren temsili tarih kitabı çizimi

Malta Kuşatması, Osmanlı Devleti’nin 19 Mayıs 1565’te başlattığı ve 8 Eylül 1565’te sonuç alamadan kaldırdığı deniz aşırı bir kuşatma harekâtıdır. Serdar beşinci vezir Mustafa Paşa, donanma komutanı kaptan-ı derya Piyale Paşa idi. Kuşatma Saint Elmo kalesinden başlatıldı; kale bir aylık direnişten sonra 23 Haziran’da alındı, fakat asıl hedef olan iç limandaki tahkimatlar düşürülemedi. Turgut Reis kuşatma sırasında aldığı yara yüzünden öldü. Mevsimin dönmesi ve Sicilya’dan gelen yardım kuvveti üzerine ordu adayı terk etti; sefer Osmanlı deniz gücünün on altıncı yüzyıldaki en belirgin başarısızlıklarından biridir.

Malta Kuşatması neden yapıldı ve nasıl sonuçlandı?

Malta Kuşatması, Osmanlı Devleti’nin 1565 yazında Orta Akdeniz’deki Malta adasını almak için düzenlediği ve sonuç alamadan bıraktığı büyük ölçekli bir deniz aşırı harekâttır. İdris Bostan’ın TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki “Malta” maddesine göre kuşatma 18 Şevval 972’de (19 Mayıs 1565) başladı ve 12 Safer 973’te (8 Eylül 1565) kaldırıldı.

Bu sayfa olayı bir zafer anlatısına çevirmez. Sefer başarısızlıkla bitmiştir ve Osmanlı kaynak geleneğinde de öyle kaydedilmiştir: Feridun Emecen’in TDV’deki “Süleyman I” maddesi olayı doğrudan “1565’te uğranılan Malta bozgunu” ifadesiyle anar ve ertesi yılki Zigetvar Seferi kararının bu başarısızlığın gölgesinde alındığını belirtir. Bir imparatorluğun her seferi zafer değildir; başarısızlığın nedenlerini açıklamak, onu örtmekten daha öğreticidir.

Kısa cevaplarla Malta Kuşatması

  • Tarih: 19 Mayıs – 8 Eylül 1565 (18 Şevval 972 – 12 Safer 973).
  • Yer: Malta adası; ilk hedef, Büyük Liman’ın ağzındaki Saint Elmo kalesiydi.
  • Osmanlı komutanları: Serdar beşinci vezir Mustafa Paşa; kaptan-ı derya Piyale Paşa; Trablusgarp beylerbeyi Turgut Reis.
  • Kuvvet: Bostan’ın maddesine göre yeniçeriler dahil 35.000 civarında kara askeri ve yaklaşık 240 gemi. Diğer kaynaklar farklı rakamlar verir.
  • Karşı taraf: Saint Jean (Malta) şövalyeleri; büyük üstat Jean Parisot de la Valette savaşsız teslim teklifini reddetti.
  • Sonuç: Saint Elmo alındı; asıl hedefteki tahkimatlar düşürülemedi ve kuşatma kaldırıldı.
  • Kayıp: Bostan, sefer sırasında yaklaşık 20.000 askerin hayatını kaybettiğini kaydeder; sayı kaynaklarda değişir.
  • Sık yapılan hata: Serdar Mustafa Paşa’yı Kıbrıs seraskeri Lala Mustafa Paşa ile karıştırmak. Bunlar farklı kişilerdir.

Sefer kararı: neden Malta?

Malta, 1530’dan beri Saint Jean şövalyelerinin elindeydi. Şövalyeler 1522’de Rodos’tan çıkarıldıktan sonra V. Karl tarafından adaya yerleştirilmiş, buradan Doğu Akdeniz’e uzanan Osmanlı deniz yollarına ve hac kafilelerinin geçtiği hatta karşı sürekli bir akın faaliyeti yürütmüşlerdi. Sicilya ile Kuzey Afrika arasındaki dar geçidin tam ortasında bulunan ada, aynı zamanda Batı Akdeniz’e uzanan Osmanlı harekâtları için de bir engeldi.

1560’ta Cerbe’de Habsburg filosuna vurulan darbe Osmanlı deniz gücünün Orta Akdeniz’de serbestçe hareket edebildiğini göstermişti. Malta seferi, bu üstünlüğü kalıcı bir üsse dönüştürme girişimidir. Fakat kara kuşatması ile deniz harekâtının aynı anda yürütülmesini gerektiren bu tür bir operasyon, İstanbul’dan yaklaşık iki bin kilometre uzakta, düşman donanmasının erişim alanı içinde ve yalnız gemiyle beslenebilen bir adada yapılacaktı. Seferin lojistik zorluğu, sonucu belirleyen etkenlerin başında gelir.

Kuvvetler ve komuta yapısı

Bostan’ın maddesine göre Osmanlı ordusunda yeniçeriler dahil 35.000 civarında kara askeri yer alıyordu ve donanmada yaklaşık 240 gemi bulunuyordu. Batı kaynakları hem asker hem gemi sayısı için farklı rakamlar verir; kuşatan tarafın sayıca üstün olduğu kesindir, oranı kesin değildir. Savunma tarafındaki şövalye ve yerli milis sayısı için de kaynaklar birbirinden ayrılır.

Asıl sorun sayı değil komuta yapısıydı. Kara kuvvetlerinin serdarı beşinci vezir Mustafa Paşa, donanmanın komutanı ise kaptan-ı derya Piyale Paşa idi ve ikisi de doğrudan padişaha karşı sorumluydu. Buna, Trablusgarp beylerbeyi sıfatıyla kendi filosuyla katılan Turgut Reis’in tecrübesi eklenince, kimin son sözü söyleyeceği belirsizleşti. Piyale Paşa sayfasında da belirtildiği gibi TDV maddesi başarısızlığı tek bir komutana yüklemez; sorumluluğun paylaşımı kaynaklara göre değişir.

Saint Elmo: kuşatmanın tartışmalı başlangıcı

Bostan’ın maddesine göre kuşatma 25 Şevval’de (26 Mayıs) Saint Elmo kalesinde başlatıldı ve kale 24 Zilkade 972’de (23 Haziran 1565) alındı. Yani adanın en küçük tahkimatlarından biri, bir ayı aşan bir direnişten sonra düştü.

Bu başlangıç kararı hem çağdaş kaynaklarda hem modern araştırmalarda tartışılmıştır. Saint Elmo, Büyük Liman ile karşısındaki Marsamxett limanının arasındaki burnu tuttuğu için donanmanın güvenli demirleme yerine ulaşmasını engelliyordu; kalenin alınması deniz tarafının ihtiyacıydı. Buna karşılık kara harekâtı bakımından asıl hedef, şövalyelerin idare merkezinin bulunduğu iç limandaki tahkimatlardı. Bostan’ın “Turgut Reis” maddesi, Turgut’un kuşatmanın bu kaleden başlatılması konusunda çekincesi bulunduğunu kaydeder. Saint Elmo’da harcanan bir ay, kuşatmanın geri kalanı için kaybedilen bir aydı; bunun mevsim takvimi üzerindeki etkisi eylül başında görülecekti.

Turgut Reis’in yaralanması ve ölümü

Turgut Reis, 1564 sonunda serdar Mustafa Paşa ile birlikte sefere katılması için emir almıştı. Bostan’ın “Turgut Reis” maddesine göre 2 Haziran’da on üç kadırga ve iki kalyata ile, otuz kadar korsan gemisinin eşliğinde Malta’ya ulaştı. Saint Elmo kuşatması sırasında Saint Michael kulesini hedefleyen bataryaların başında bulundu. 18 Haziran’da bir top mermisi parçası başına isabet etti ve ağır biçimde yaralandı; Saint Elmo’nun düştüğü gün olan 23 Haziran 1565’te bu yara yüzünden öldü.

Ölümün ayrıntısı kaynaklarda tam olarak aynı değildir. Sitedeki Turgut Reis künyesinde belirtildiği gibi bazı anlatılar top güllesinin taşa çarpmasıyla sıçrayan parçalardan söz eder; yaralanma günü ve ölüm günü için de küçük farklar verilir. Kesin olan, yaranın Saint Elmo kuşatması sırasında alındığı ve ölümün 23 Haziran’da gerçekleştiğidir. Naaşı beş kadırgasıyla Trablusgarp’a götürüldü ve kendi yaptırdığı caminin hazîresine gömüldü; buraya sonradan adını taşıyan bir türbe yapılmıştır.

Turgut Reis’in kaybı, seferin gidişatını doğrudan değiştirmese de komuta dengesini bozdu. Kuzey Afrika sularını en iyi bilen, hem kara hem deniz tarafını birlikte düşünebilen komutan aradan çıkmış oldu. Kılıç Ali Paşa’nın Osmanlı’nın Kuzey Afrika ayağındaki en kıdemli isim hâline gelmesi de bu ölümün ardından gerçekleşti.

Yaz boyunca süren kuşatma ve eylül çekilişi

Saint Elmo’nun alınmasından sonra kuşatma iç limandaki tahkimatlara yöneldi. Temmuz ve ağustos boyunca sürdürülen top ateşi, lağım çalışmaları ve genel hücumlar sonuç vermedi. Sıcak, su sıkıntısı, hastalık ve ada dışından beslenmek zorunda olan bir ordunun iaşe yükü, kuşatan tarafı savunan taraf kadar yıprattı. Cezayir donanmasıyla harekâta katılan Barbaros’un oğlu Hasan Paşa bu sırada gemilerinin bir kısmını kaybetti.

Bostan’ın maddesine göre Mustafa Paşa, biraz da mevsimin değişmesi ve ünlü şolok rüzgârlarının esmeye başlaması sebebiyle kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı; ayrıca Sicilya’dan yardımcı kuvvetler gelmişti. Kürekli donanmanın Akdeniz’de güvenle kalabildiği mevsim eylül başında kapanıyordu; bir kürek filosunun kışı düşman kıyısında geçirmesi mümkün değildi. Bu yüzden yardım kuvvetinin çıkarması ile mevsim baskısı birbirinden bağımsız iki sebep değil, aynı hesabın iki tarafıdır.

Rüzgârlı bir günde Malta kıyısındaki koyda gemilere yeniden binen orduyu, sökülen çadırları ve arabaya yüklenen topu gösteren temsili tarih kitabı çizimi
Temsilî görsel. Görsel politikamızı inceleyin.

Başarısızlığın nedenleri

Tek bir sebep aramak yanıltıcıdır. Kaynakların birlikte işaret ettiği etkenler şunlardır. Birincisi mesafe ve lojistiktir: her top güllesi, her çuval un ve her varil su gemiyle taşındı; kuşatma uzadıkça bu yük ağırlaştı. İkincisi takvimdir: Saint Elmo’ya harcanan bir ay, asıl hedef için kalan süreyi kısalttı. Üçüncüsü komuta bölünmesidir: kara ve deniz komutanlarının ayrı sorumluluk zincirleri, hedef seçiminde ortak bir karar üretmeyi zorlaştırdı. Dördüncüsü savunmanın niteliğidir: şövalyeler kalabalık değildi, fakat tahkimatlı ve kararlıydılar. Beşincisi Sicilya’dan gelen yardım kuvvetidir.

Bu etkenlerin hiçbiri tek başına açıklayıcı değildir; kuşatma bunların birikimiyle bitmiştir. Osmanlı deniz gücünün Akdeniz’in her yerine ulaşabilme kabiliyeti kaybolmadı; kaybolan, deniz aşırı bir adayı elinde tutabilme kabiliyetiydi.

Sonuçlar: Malta’dan Zigetvar’a ve Kıbrıs’a

Kısa vadede Malta, Osmanlı ilerleyişinin bir sınırı olduğunu gösterdi ve Habsburg tarafında büyük bir moral kazancı yarattı. Emecen’in maddesine göre bu başarısızlık, 1566’da Kanuni Sultan Süleyman’ın ordunun başında yeniden sefere çıkma kararını hazırlayan sebeplerden biri olarak değerlendirilir.

Uzun vadede Malta, Osmanlı deniz siyasetinin yönünü etkiledi. Batı Akdeniz’de bir ada üssü elde etme hedefi bir daha bu ölçekte denenmedi; bunun yerine Doğu Akdeniz’de, tedarik hatlarına daha yakın bir hedef seçildi. Beş yıl sonra başlatılan Kıbrıs’ın Fethi, Malta’da eksik kalan her şeyin (kısa mesafe, sürekli ikmal, kara ordusunun tam ağırlığı) sağlanabildiği bir harekât oldu ve başarıya ulaştı. Buna karşılık aynı sefer, İnebahtı Deniz Muharebesi’ne yol açan Haçlı ittifakını da doğurdu.

Kaynaklar neyi kesin, neyi belirsiz bırakıyor?

Yüksek güven düzeyindeki bilgiler: kuşatmanın 19 Mayıs 1565’te başlaması ve 8 Eylül 1565’te kaldırılması; Saint Elmo kuşatmasının 26 Mayıs’ta başlaması ve kalenin 23 Haziran’da alınması; serdar ile kaptan-ı deryanın kimliği; Turgut Reis’in 18 Haziran’da yaralanıp 23 Haziran’da ölmesi ve Trablusgarp’a defnedilmesi; La Valette’in teslim teklifini reddetmesi; Sicilya’dan yardım kuvvetinin gelmesi; seferin başarısızlıkla bitmesi.

Düşük güven düzeyindeki bilgiler: iki tarafın asker ve gemi sayıları; toplam kayıp; Saint Elmo’dan başlama kararını kimin dayattığı; komutanlar arasındaki anlaşmazlığın kapsamı; yardım kuvvetinin çıkarma tarihi ve büyüklüğü. Bu maddede bu noktalar tek bir rakam veya tek bir suçlu ile kapatılmamıştır.

Sık sorulan sorular

Malta Kuşatması ne zaman oldu?

19 Mayıs 1565’te başladı ve 8 Eylül 1565’te kaldırıldı. Hicrî karşılıkları 18 Şevval 972 ile 12 Safer 973’tür.

Osmanlı Devleti Malta’yı neden alamadı?

Tek bir sebep yoktur. Mesafe ve iaşe zorluğu, Saint Elmo kalesinde harcanan bir ay, kara ve deniz komutanları arasındaki bölünmüş komuta, tahkimatlı ve kararlı bir savunma ile Sicilya’dan gelen yardım kuvveti birlikte etkili oldu. Kürekli donanmanın mevsimi de eylül başında kapanıyordu.

Malta Kuşatması’nda kaç asker vardı?

Kaynaklar farklıdır. TDV’nin “Malta” maddesi yeniçeriler dahil 35.000 civarında kara askeri ve yaklaşık 240 gemi verir; Batı kaynakları farklı sayılar aktarır. Kuşatan tarafın sayıca üstün olduğu kesindir, oranı kesin değildir.

Turgut Reis Malta’da nasıl öldü?

Saint Elmo kuşatması sırasında, 18 Haziran 1565’te bir top mermisi parçasının başına isabet etmesiyle ağır yaralandı ve 23 Haziran 1565’te öldü. Naaşı Trablusgarp’a götürülüp kendi yaptırdığı caminin hazîresine defnedildi.

Malta seferinin serdarı Lala Mustafa Paşa mıdır?

Hayır. 1565 Malta seferinin serdarı beşinci vezir Mustafa Paşa’dır. Kıbrıs seferinin seraskeri olan Lala Mustafa Paşa ayrı bir kişidir; iki isim sık karıştırılır.

Malta Kuşatması Osmanlı deniz gücünü bitirdi mi?

Hayır. Donanma ertesi yıllarda Sakız’ın alınması ve 1570-1571 Kıbrıs harekâtı gibi büyük operasyonları yürüttü. Malta, deniz gücünün sonu değil; deniz aşırı kuşatmanın sınırlarını gösteren bir başarısızlıktır.

Kaynakça

  1. İdris Bostan, “Malta” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 27, İstanbul 2003, s. 539–542.
  2. İdris Bostan, “Turgut Reis” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi.
  3. Feridun Emecen, “Süleyman I” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 38, İstanbul 2010, s. 62–75.
  4. Kâtib Çelebi, Tuhfetü’l-kibâr fî esfâri’l-bihâr, haz. İdris Bostan, Türkiye Bilimler Akademisi, Ankara 2008 (Osmanlı deniz seferlerinin kanonik anlatısı).
  5. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c. II: İstanbul’un Fethinden Kanunî Sultan Süleyman’ın Ölümüne Kadar, Türk Tarih Kurumu, Ankara (Malta seferi bölümü).
  6. İdris Bostan, Beylikten İmparatorluğa Osmanlı Denizciliği, Kitap Yayınevi, İstanbul 2006.
  7. John Francis Guilmartin Jr., Gunpowder and Galleys: Changing Technology and Mediterranean Warfare at Sea in the Sixteenth Century, Cambridge University Press, Cambridge 1974; gözden geçirilmiş baskı, Conway Maritime Press, Londra 2003 (kürekli donanmanın menzil ve mevsim sınırları için).
  8. Andrew C. Hess, The Forgotten Frontier: A History of the Sixteenth-Century Ibero-African Frontier, University of Chicago Press, Chicago 1978.
  9. Fernand Braudel, Akdeniz ve Akdeniz Dünyası, çev. Mehmet Ali Kılıçbay, Eren Yayıncılık, İstanbul 1989–1990.
Diğer isimleri: Malta Seferi, Büyük Kuşatma, Malta Muhasarası