Savaşın Arka Planı
Cem Sultan'ın 1495'teki ölümünün ardından II. Bayezid batı cephesinde daha serbestçe hareket edebildi. Venedik ile süregelen gerginlik, 1499'da açık çatışmaya dönüştü. Venedik, Ege ve Doğu Akdeniz'deki kıyı kentlerinde önemli üslere sahipti: İnebahtı, Modon, Koron ve Navarin bu üsler arasındaydı. Osmanlı devleti de donanmasını güçlendirerek bu üslerin üzerine yürüdü.
Burak Reis'in Ölümsüz Kahramanlığı
28 Temmuz 1499'daki Sapienza Deniz Savaşı, Osmanlı denizcilik tarihinin en dramatik sayfalarından birini oluşturur. Burak Reis kumandasındaki Türk amirallik gemisi, yaklaşık 1000'er asker taşıyan iki büyük Venedik gemisinin ortasına sürüldü. Kancalarla tutuşturulan Türk gemisi kuşatılınca Burak Reis, sancak indirmek yerine kendi gemisindeki barut deposunu ateşe verdi. Muazzam patlama hem Türk hem düşman gemilerini havalara savurdu; Burak Reis ve 500 denizcisi şehit oldu, ancak düzinelerce Venedik gemisi de suların dibine gömüldü. Bu fedakârlık, savaşın seyrini değiştirdi ve Venedik donanması bozguna uğrayarak kuzeye kaçtı.
İnebahtı, Modon ve Koron'un Fethi
Venedik donanmasının mağlubiyetini öğrenen İnebahtı kalesi direnmekten vazgeçerek Osmanlı'ya teslim oldu. Türkler bu tarihten itibaren Sapienza Adası'na "Burak Reis" adını verdiler. Ardından II. Bayezid bizzat ordusunun başına geçti. Modon ağır top ateşiyle dövüldükten sonra 24 Temmuz 1500'de ele geçirildi; peşinden Navarin ve Koron da direnç göstermeden teslim oldu. Böylece Mora'daki tüm Venedik üsleri Osmanlı hâkimiyetine girdi.
Barış ve Sonuçları
Venedik, uğradığı yenilgilerin ardından Hristiyan dünyasını yardıma çağırdı; Papalık, Fransa ve İspanya ittifaka katıldı. Fransız donanması Midilli'yi kuşattıysa da Osmanlı kuvvetlerinin yaklaşmasıyla geri çekildi. 1502'deki barış antlaşmasıyla Modon, Koron, İnebahtı ve Ayamavrı Osmanlı toprağı olarak tanındı. Bu savaş serisi, Osmanlı'nın Akdeniz'deki deniz hâkimiyetini kalıcı biçimde pekiştiren "Büyük Türk Amiralleri Çağı"nın habercisiydi.