Antlaşmanın Hazırlanma Süreci
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından galip İtilaf Devletleri, mağlup güçlerle barış koşullarını tek tek belirledi. Almanya ile Versailles (1919), Avusturya ile Saint-Germain (1919) antlaşmalarının imzalanmasının ardından sıra Osmanlı'ya geldi. Paris Barış Konferansı'nda Osmanlı temsilcileri pasif bir rol oynarken İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan delegeleri Anadolu'nun geleceğini şekillendirdi. Hazırlık sürecinde özellikle Yunanistan'ın Batı Anadolu üzerindeki talepleri, İtalya'nın güney Anadolu istekleri ve Fransa'nın Kilikya ve Suriye üzerindeki emelleri ön plana çıktı.
Antlaşmanın Koşulları
Sevr Antlaşması hükümleri son derece ağırdı. Osmanlı ordusu yalnızca 50.000 kişiyle sınırlandırıldı, donanması neredeyse tamamen elinden alındı. İstanbul nominalde Osmanlı'da kalacak; ancak Boğazlar uluslararası komisyona devredilecekti. Batı Anadolu'da Yunanistan'a beş yıl sürecek geçici bir idare bölgesi tanındı; Ege kıyılarındaki bu bölge İzmir merkezli olacaktı. Doğu Anadolu'da bağımsız Ermeni devleti ve özerk Kürt bölgesi öngörüldü. Arabistan, Suriye, Irak ve Filistin toprakları Osmanlı egemenliğinden çıkarıldı.
Anadolu'nun İşgali ve Ulusal Direniş
Antlaşma imzalanmadan önce bile Anadolu'da İtilaf kuvvetlerinin işgali başlamıştı. Mayıs 1919'da Yunan kuvvetlerinin İzmir'e çıkması, Anadolu halkında derin bir öfke ve harekete geçme iradesi yarattı. Mustafa Kemal, Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak Anadolu'daki direnişi örgütlemeye girişti. Ankara merkezli Büyük Millet Meclisi kuruldu, bağımsızlık savaşı başladı. Anadolu cephelerinde elde edilen zaferler, Sevr'in uygulanmasını fiilen imkânsız kıldı.
Antlaşmanın Hükümsüzlüğü
Sevr Antlaşması, Osmanlı tarafından imzalanmış ancak Büyük Millet Meclisi tarafından hiçbir zaman onaylanmamış ve uygulamaya konulamamıştır. Kurtuluş Savaşı'nın Ağustos-Eylül 1922'deki büyük taarruzuyla Yunan kuvvetleri Anadolu'dan çekildi, Türk kuvvetleri İzmir'e girdi. Mudanya Ateşkesi (Ekim 1922) ve ardından toplanan Lozan Konferansı (1922-1923), Sevr'i tamamen geçersiz kılarak yeni Türkiye'nin sınırlarını belirledi. Lozan Antlaşması ile Sevr fiilen tarihin çöp sepetine atıldı; Türkiye Cumhuriyeti uluslararası hukukta meşru zemine kavuştu.