1860'lı ve 1870'li yıllarda Osmanlı hükümeti, Avrupalı şirketlere demiryolu imtiyazları tanıyarak altyapı inşasını hızlandırmayı hedefledi. İngiliz, Fransız ve Avusturya sermayesi bu dönemde Osmanlı topraklarındaki demiryolu projelerine akan başlıca yabancı yatırım kaynaklarıydı.
Rumeli'de İstanbul-Edirne hattı ve Anadolu'da İzmir çevresindeki demiryolları bu dönemin önemli projeleri arasında yer aldı. Demiryolları tarımsal ürünlerin ihracatını artırırken, aynı zamanda Osmanlı ticaret dengesini Avrupalı mamul mallar lehine bozdu.
Ekonomik açıdan bakıldığında demiryolu imtiyazları Osmanlı hazinesi için uzun vadeli bir külfet oluşturdu: devlet, hatlara bağlı kilometre garantisi taahhüdü verdiğinden, düşük kârlı hatlar bile hazineye yük bindirdi. Tüm bu etkenler 1875 mali krizinin yapısal arka planını hazırladı.