Osmanlı'nın Dış Borç Tarihi
Kırım Savaşı'ndan (1853-56) itibaren Osmanlı İmparatorluğu büyük miktarlarda dış borç almaya başladı. Savaş harcamaları, modernleşme projeleri ve büyüyen bütçe açıkları imparatorluğu Avrupalı bankerlerin kapısına taşıdı. 1854'ten 1875'e kadar geçen yaklaşık yirmi yılda alınan borç miktarı astronomik boyutlara ulaştı. Borçların faiz ödemeleri zamanla devlet gelirlerinin büyük bölümünü yutmaya başladı.
1875 Moratoryumu
Ekim 1875'te Osmanlı hükümeti, dış borç ödemelerini karşılayamayacağını ilan ederek kısmi moratoryuma gitti. Bu karar Avrupa mali çevrelerinde derin bir şok yarattı ve Osmanlı tahvillerinin değerini büyük ölçüde düşürdü. Avrupalı alacaklı devletlerin baskısı giderek yoğunlaştı; Osmanlı'nın mali güvenilirliği ciddi biçimde sarsıldı.
Duyun-u Umumiye'nin Kuruluşu
1881'de imzalanan Muharrem Kararnamesi ile Duyun-u Umumiye İdaresi kuruldu. Bu uluslararası kurum, Osmanlı dış borcunu yönetmek amacıyla İngiliz, Fransız, Alman, Avusturyalı, İtalyan ve Osmanlı alacaklılarını temsil eden yönetim kurulundan oluşuyordu. İdareye belirli Osmanlı gelir kaynaklarının doğrudan tahsisi yapıldı: Tütün, tuz, balık avcılığı, ipek ve damga vergisi gelirleri Duyun-u Umumiye'ye aktarıldı.
İdare'nin Yapısı ve Gelirleri
Duyun-u Umumiye, kısa sürede Osmanlı Maliye Bakanlığı'nı gölgede bırakan bir güce ulaştı. İstanbul merkezli merkez ofisinin yanı sıra Anadolu'da çok sayıda taşra teşkilatı kuruldu. Binlerce çalışanıyla dev bir bürokratik yapıya dönüşen idare, zamanla tahvil sahipleriyle uzlaşarak konsolide borcu önemli ölçüde düşürdü.
Osmanlı Ekonomisine Etkileri
Duyun-u Umumiye kurulumu, Osmanlı mali egemenliğini ciddi biçimde kısıtladı. Öte yandan borç yeniden yapılandırması Osmanlı'nın uluslararası kredi notunu kısmen toparlamasına imkân tanıdı. Demiryolu inşaatı ve altyapı yatırımları için yeniden dış borç alınabilir hale gelindi. Abdülhamid, bu kısıtlayıcı çerçeve içinde kalmaya özen gösterirken hem büyük altyapı projeleri hem de devlet kurumlarını güçlendirecek adımlar atmayı sürdürdü.