Akkoyunlu'dan Osmanlı'ya
İdris-i Bitlisî, 1452'de Bitlis'te doğdu. Derinlemesine Farsça ve Arapça bilgisi, edebi yeteneği ve idari zekâsıyla Akkoyunlu Sultanı Yakub'un sarayında divan kâtibi ve sır kâtibi olarak önemli görevler üstlendi. Akkoyunlu devletinin çöküşünün ardından bir süre Şah İsmail'in Safevi sarayında kaldı; ancak Safevi yönetimine bağlanamadı. Yavuz Sultan Selim'in babasından iki yıl önce gönderdiği teklife uyarak 1506'da Osmanlı hizmetine girdi.
Doğu Anadolu'daki Diplomatik Başarısı
Çaldıran Savaşı öncesinde ve sırasında İdris-i Bitlisî, Doğu Anadolu'nun dağlık bölgelerinde egemenlik süren Kürt ve Türkmen beylerine elçiler götürdü. Bu beylerle yürüttüğü yoğun müzakereler sonucunda pek çoğu Safevi taraftarlığını bırakarak Osmanlı saflarına geçti. Diyarbakır başta olmak üzere stratejik önem taşıyan pek çok bölgenin kansız ya da az kayıpla Osmanlı'ya bağlanması, bu diplomatik başarının doğrudan ürünüydü.
Heşt Behişt
"Heşt Behişt" (Sekiz Cennet) adlı Farsça tarih eseri, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan II. Bayezid dönemine kadar sekiz padişahı inceleyen kapsamlı bir vekayiname ve biyografi derlemesidir. Edebi niteliği yüksek Farsça üslubuyla kaleme alınan bu eser, hem Osmanlı tarihi hem de dönemin entelektüel atmosferi hakkında birinci elden bilgi sunar. II. Bayezid'in emriyle başlatılan Osmanlı tarih yazımı geleneğinin önemli bir halkasıdır.
Mirası
İdris-i Bitlisî, 1520'de İstanbul'da hayatını kaybetti. Hem saray geleneğinin hem de diplomatik akıllılığın simgesi olan İdris-i Bitlisî, farklı hanedanlar ve kültürler arasında köprü kuran kozmopolit bir Osmanlı entelektüeliydi. Doğu Anadolu'yu Osmanlı'ya bağlamadaki rolü, Yavuz Sultan Selim döneminin en kritik başarıları arasında gösterilir.