II. Abdülhamid, basın üzerinde son derece kapsamlı bir sansür mekanizması kurdu. Matbuat Nizamnameleri süreli yayınların içeriğini sıkı biçimde denetledi; hükümet politikasını eleştiren ya da padişahı olumsuz şekilde tasvir eden her türlü yayın yasaklandı.
Sansür komisyonları gazete ve kitapları yayım öncesinde inceledi. Devrim, cumhuriyet, özgürlük, anayasa, darbe gibi kavramlar yasaklı sözcükler listesine alındı. Devlet sansürünü aşmanın zorluğu karşısında pek çok aydın Paris, Kahire ve Cenevre gibi yurt dışı merkezlerde yayın faaliyetlerini sürdürdü.
Sansürün kültürel etkileri tartışmalıdır: Bazı edebiyat tarihçileri, Servet-i Fünun gibi akımların siyasi içerikten uzaklaşarak estetik ve bireysel temalara yönelmesini kısmen sansürün dolaylı bir sonucu olarak değerlendirir. Yurt dışındaki Osmanlı muhalefeti ise İttihat ve Terakki Cemiyeti bünyesinde örgütlenerek sansürü delecek kanallar oluşturdu.