1908'deki II. Meşrutiyet ilanının ardından II. Abdülhamid görünürde anayasal bir padişah konumuna girdi; ancak iktidarını yeniden pekiştirme arayışını sürdürdü. Nisan 1909'da patlak veren 31 Mart Vakası (eski takvime göre) padişah yanlısı unsurların İTC iktidarına karşı başlattığı bir isyanı kapsıyordu.
Rumeli'den hareket eden İTC kuvvetleri (Hareket Ordusu) İstanbul'u ele geçirdi ve isyanı bastırdı. Şeyhülislam, Abdülhamid'in tahttan indirilmesini onaylayan fetvasını verdi; parlamento ise bu kararı oybirliğiyle kabul etti. 27 Nisan 1909'da Abdülhamid tahttan indirildi.
Abdülhamid önce Selanik'teki Alatini Köşkü'ne, ardından Birinci Dünya Savaşı sırasında Balkanların elden çıkmasıyla birlikte İstanbul'a geri getirildi. 1918'de Beylerbeyi Sarayı'nda hayatını kaybetti. Otuz iki yıl süren saltanatı, Osmanlı tarihinin en uzun ve en tartışmalı dönemlerinden biri olarak güncelliğini korumaktadır.