Müttefik Planı
1914 sonunda Batı Cephesi'nde mevzi savaşına dönüşen yıpratma muharebelerinin çözümsüz kaldığı görülünce İngiliz Deniz Kuvvetleri Bakanı Winston Churchill önderliğinde farklı bir strateji gündeme geldi. Çanakkale Boğazı'nı zorla geçmek, Osmanlı'yı savaş dışı bırakmak, Rusya ile kara bağlantısı kurmak ve Balkan ülkelerini İtilaf saflarına çekmek hedefleri bu stratejinin temelini oluşturuyordu. Başarılı bir Çanakkale harekâtı, savaşın seyrini kökten değiştirebilirdi.
Deniz Harekâtı
Şubat-Mart 1915'te gerçekleştirilen deniz harekâtında İngiliz ve Fransız zırhlıları Osmanlı tahkimatlarını denizden tahrip etmeye çalıştı. Ancak Osmanlı savunmasının dört zırhlıyı batırması ve harekâtın ciddi kayıplarla durdurulması üzerine strateji değiştirildi. Deniz kuvvetleri tek başına boğazı aşamayacaktı; kara harekâtı zorunlu hale geldi.
Kara Çıkarması
25 Nisan 1915'te Anzak (Avustralya-Yeni Zelanda) ve İngiliz kuvvetleri Arıburnu ve Seddülbahir'de, Fransız kuvvetleri ise Kumkale'de karaya çıktı. Osmanlı savunması hazırlıklıydı; kıyı tahkimatları, mayın tarlaları ve iyi konumlanmış piyade birlikleri çıkarma kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdi. Planlanan hızlı ilerleme yerini yavaş ve kanlı siper savaşına bıraktı.
Arıburnu ve Anafartalar
Arıburnu bölgesinde Anzak kuvvetlerinin ilerleyişini durduran en önemli unsur, Yarbay Mustafa Kemal komutasındaki 19. Tümen'di. Kemal'in verdiği emirle 57. Alay, Conkbayırı'nı tutmayı başardı. Ağustos 1915'te İngilizlerin Anafartalar'da düzenlediği büyük taarruz da Mustafa Kemal komutasındaki Anafartalar Grubu tarafından püskürtüldü. Bu muharebeler, bir askeri deha olarak Kemal'in adının kamuoyuna yerleşmesini sağladı.
Mustafa Kemal'in Rolü
Çanakkale Mustafa Kemal için dönüşüm noktasıydı. Daha önce ordu içinde önemli olmakla birlikte sivil İTC liderliğiyle sürtüşme yaşayan Kemal, Çanakkale'deki başarısıyla hem ordu hem de kamuoyu nezdinde eşsiz bir saygınlık kazandı. Anafartalar Kahramanı olarak anılmaya başladı; göğsüne merminin çarptığı hâlde cebindeki saatin parçalara ayrılması sayesinde hayatta kalması efsane olarak dilden dile dolaştı.
Zafer ve Kayıplar
Aralık 1915 ile Ocak 1916 arasında İtilaf kuvvetleri Gelibolu Yarımadası'nı tahliye etti. Bu tahliye, başarısız harekâtın en profesyonel icra edilen evresi olarak değerlendirilir. Çanakkale Savaşı'nda Osmanlı kuvvetleri yaklaşık 87.000 şehit ve 160.000 yaralı verdirirken İtilaf kuvvetlerinin kayıpları da benzer düzeydeydi. Toplam kayıp sayısının 500.000'i aştığı tahmin edilmektedir. Savaş; Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda'da bugün hâlâ derin bir ulusal anlam taşımaktadır.