Hürrem Sultan'ın Hayırseverliği
Hürrem Sultan, Osmanlı tarihinin en tartışmalı ve en güçlü kadınlarından biridir. Rusya ya da Ukrayna kökenli olduğu tahmin edilen ve sarayda cariye olarak hayata başlayan Hürrem, Kanuni Sultan Süleyman'ın yasal eşi unvanını alan ilk ve tek kadın oldu. Bu eşi görülmemiş sosyal yükselişin yanı sıra Hürrem Sultan, pek çok hayır eserine de imza attı. İstanbul'daki Haseki Külliyesi bu eserlerin başında gelmektedir. Mekke ve Kudüs'te de külliyeler yaptıran Hürrem, Osmanlı hayırseverlik geleneğini kadın perspektifinden yeniden tanımladı.
Külliye Yapıları
Haseki Külliyesi; bir cami, bir medrese, bir imaret ve bir darüşşifadan oluşmaktadır. Külliyenin inşaatı 1538'de başlamış, çeşitli eklentilerle 1551'e kadar sürmüştür. Mimar Sinan'ın erken dönem eserleri arasında yer alan külliyenin yapıları, birbirine yakın konumda ancak birbiriyle doğrudan bağlantılı olmayan ayrı binalar şeklinde tasarlanmıştır. İmaret, çevredeki fakirlere, öğrencilere ve yolculara günde iki öğün ücretsiz yemek dağıtıyordu. Bu sosyal işlev, külliyenin dini boyutunun yanı sıra toplumsal dayanışma anlayışını da yansıtmaktadır.
Darüşşifa
Külliyenin en önemli yapılarından biri olan Haseki Darüşşifası, döneminin en büyük hastanelerinden biriydi. İstanbul'un en eski ve en köklü hastane yapıları arasında yer alan bu darüşşifa; hem akıl hastalıklarının hem de bedensel rahatsızlıkların tedavi edildiği bir sağlık merkezi işlevi gördü. Avlu etrafında düzenlenmiş odaları ve müştemilat birimleriyle döneminin hastane mimarisi anlayışını yansıtmaktadır. Bu yapı, Osmanlı tıbbının ileri düzeyini ve devletin sağlık hizmetlerine verdiği önemi de ortaya koymaktadır.
Tarihsel Önemi
Haseki Külliyesi, Osmanlı tarihi açısından birden fazla nedenden ötürü büyük önem taşımaktadır. Her şeyden önce, bir Osmanlı kadınının inşa ettirdiği ilk büyük İstanbul külliyesidir; bu yönüyle kadın vakıf geleneğinin öncüsü sayılmaktadır. Öte yandan Mimar Sinan'ın erken dönem mimari gelişimini izlemek bakımından da önemli bir referans noktası oluşturmaktadır. Tarihi yarımadada Aksaray semtindeki bu külliye, bugün çeşitli kamu kurumlarına ev sahipliği yapmakta olup cami kesimi ibadete açık olmayı sürdürmektedir.