Alhambra Fermanı ve Sürgün
İspanya'nın Endülüs'teki son Müslüman yönetimini 1492'de tasfiye eden Kral II. Ferdinand ve Kraliçe I. Isabella, aynı yıl Yahudilerin İspanya'yı terk etmelerini emreden Alhambra Fermanı'nı çıkardı. Yaklaşık 150 bin Yahudi, yüzyıllarca atadan kalma yurtlarını bırakmak zorunda kaldı; pek çoğunun mal varlıklarına el konuldu.
II. Bayezid'in Kararı
Sultan II. Bayezid, sürgündeki Yahudilere Osmanlı topraklarını açtı. Osmanlı gemileri sürgünleri taşımak üzere İspanyol limanlarına yollandı. Padişah bu karşılama kararını yalnızca insani bir hareket olarak değil, aynı zamanda stratejik bir yatırım olarak da değerlendirdi. Rivayete göre Bayezid, "İspanya Ferdinandı'nı akıllı bir kral sanıyorlardı; kendi ülkesini yoksullaştırıp benimkini zenginleştirdi" demiştir.
Osmanlı'ya Katkıları
Selanik, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere pek çok Osmanlı şehrine yerleşen Yahudiler, beraberlerinde tıp bilgisi, matbaa tekniği, tekstil sanatı ve ticaret ağları getirdi. İspanya'dan gelen Yahudi hekimler Osmanlı saray tababetini yeni bilgilerle besledi; matbaa alanındaki bilgi birikimi ileride Osmanlı'daki ilk matbaa girişimlerine zemin hazırladı. Bu göç dalgası, Osmanlı toplumunun çok kültürlü yapısını daha da zenginleştirdi.
Tarihsel Önemi
II. Bayezid'in bu kararı, hoşgörü siyasetinin somut bir yansıması olarak Osmanlı tarihçileri ve uluslararası akademisyenler tarafından bugün de takdirle değerlendirilmektedir. İspanya'dan sürülen Yahudilerin soyu, Sefarad Yahudileri olarak anılmakta ve bugün hâlâ kısmen İstanbul başta olmak üzere eski Osmanlı coğrafyasında varlığını sürdürmektedir.