Mısır'ın İdari Düzenlenmesi
Kahire'nin fethinin ardından Yavuz Sultan Selim Mısır'ı bir Osmanlı eyaletine dönüştürdü. Eski Memlük yönetim yapısının belirli unsurları korunurken yeni eyalet sistemi içinde bir Osmanlı valisi atandı. İlk Mısır valisi olarak Hayır Bey getirildi; Memlük döneminde Halep valilik yapan ancak Mercidabık Savaşı'nda Osmanlılara geçen Hayır Bey, bölgeye hâkimdi. Bu seçim yerel dengeleri gözeten pragmatik bir karardı.
Kanunname Hazırlanması
Yavuz, Mısır'ın yönetimi için özgün bir kanunname hazırlatarak Osmanlı hukuk sistemini yerel gelenek ve uygulamalarla birleştirdi. Vergi sistemi, tarım arazilerinin dağılımı ve ticaret düzenlemeleri bu kanunname çerçevesinde yeniden yapılandırıldı. Nil nehri taşkınlarına bağlı tarım takvimi gözetilerek oluşturulan vergi takvimi, bölgenin ekonomik gerçeklerine duyarlı bir yaklaşımın ürünüdür.
Mısır Hazinesinin İstanbul'a Nakli
Fetih sırasında ele geçirilen Memlük hazinesi İstanbul'a nakledildi. Bunun yanı sıra Tebriz'den olduğu gibi Kahire'den de seçkin sanatkârlar, bilginler ve zanaatkârlar İstanbul'a getirildi. Mısır'ın tekstil ve zanaat geleneği Osmanlı ekonomisine önemli katkılar sağladı; özellikle kumaş dokuma teknikleri ve baharat ticareti ağları Osmanlı ticaret dünyasına entegre edildi.
Barbaros Hayreddin ile İttifak
Yavuz, Mısır'da bulunduğu sırada Cezayir'den gelen Barbaros Hayreddin'in bağlılık bildirisiyle karşılaştı. Akdeniz'deki bu Türk denizcisine bir hükümdar kılıcı hediye eden Yavuz, onu fiilen Osmanlı imparatorluğunun Batı Akdeniz kolu olarak tanıdı. Cezayir'de hutbeler Yavuz adına okunmaya başlandı. Bu gelişme, Osmanlı deniz hâkimiyetinin Batı'ya doğru genişlemesinin ilk adımıydı.