Yapım Kararı
Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u kuşatmadan önce Boğaz'ın tam ortasını kontrol altına almanın stratejik zorunluluğunu kavradı. Anadolu yakasında zaten Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmış olan Anadolu Hisarı bulunuyordu. Fatih, karşı kıyıya yani Rumeli yakasına da büyük bir kale inşa ederek iki kıyı arasındaki geçişi tamamen denetim altına almayı planladı. Bu sayede Bizans'ın deniz yoluyla Karadeniz'den yardım alması önlenecek ve kuşatmanın başarıya ulaşması kolaylaşacaktı.
İnşaatın Hızı
1452 yılının Nisan ayında başlayan inşaat, aynı yılın Ağustos ayında tamamlandı; yani hisarın tamamı yalnızca dört buçuk ayda bitirildi. Bu inanılmaz inşaat hızı; binlerce işçinin ve ustanın sahaya sürülmesiyle, Fatih'in sürekli denetimi altında ve büyük bir organizasyon disipliniyle gerçekleştirildi. Hisarın her bir büyük kulesi, farklı bir Osmanlı veziri ya da bey tarafından inşa edildi. Bu rekabetçi düzenleme, inşaatın hızını ve kalitesini daha da artırdı.
Mimari Yapısı ve Kuleler
Rumeli Hisarı; üç büyük yuvarlak kule, bunları birbirine bağlayan sur duvarları ve dört küçük kuleden oluşmaktadır. En büyük kule olan Saruca Paşa Kulesi, yaklaşık 28 metre yüksekliğiyle kuzey tarafta yer almaktadır. Halil Paşa Kulesi güneyde, Zağanos Paşa Kulesi ise kıyıda konumlanmaktadır. Kalenin toplam çevresi yaklaşık 250 metredir. Kalın sur duvarları ve geniş tabanlı kuleler, dönemin en gelişmiş top mermilerine karşı koyabilecek biçimde tasarlanmıştır.
Fetihte Rolü
Rumeli Hisarı tamamlanır tamamlanmaz Fatih, Boğaz'dan geçen gemilerden vergi ve geçiş izni talep etmeye başladı. Bu talebe karşı çıkan ya da kaçmaya çalışan gemiler top ateşiyle batırıldı. Böylece Bizans'ın deniz yoluyla dışarıdan yardım alması fiilen imkânsız hâle geldi. 1453 yılındaki büyük kuşatmada Rumeli Hisarı, deniz cephesini kontrol eden kritik bir üs işlevi gördü. Fethin gerçekleşmesinde oynadığı rolü bakımından hisarın inşası, İstanbul'un düşüşünü hızlandıran en önemli hazırlık adımlarından biri olarak tarihe geçmiştir.
Günümüzdeki Durumu
Rumeli Hisarı, fetihten sonra uzun süre askeri ve idari amaçlarla kullanıldı. Yüzyıllar içinde bir hapishanenin de ev sahipliği yapan kale, 20. yüzyılın ortalarında müzeye dönüştürüldü. Bugün İstanbul'un en popüler açık hava müzelerinden biri olan Rumeli Hisarı, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir. Hisarın avlusu, yaz aylarında kültürel etkinliklere ve açık hava konserlerine de ev sahipliği yapmaktadır. Boğaziçi'nin incisi olan bu tarihi yapı, fotoğraf ve sinema dünyasının da vazgeçilmez mekânları arasında yer almaktadır.