Belgrad Antlaşması, 18. yüzyılın ortasında Osmanlı-Avusturya ilişkilerini görece istikrara kavuşturdu. İki imparatorluk, yaklaşık elli yıl boyunca büyük bir silahlı çatışmadan kaçındı. Bu süreç hem Osmanlı hem de Habsburg tarafında iç sorunlarla ve üçüncü devletlerle olan gerginliklerle doluydu.
1787'de Rusya ile yeniden savaşa giren Osmanlı Devleti, Avusturya'nın da ittifak çerçevesinde savaşa dahil olmasıyla iki cepheyle yüzleşmek zorunda kaldı. Yâş yakınlarında Avusturya ordusunu geri püskürten Osmanlı kuvvetleri, Rus cephesindeki ağır kayıpları dengeleyemedi. Bu deneyim, Osmanlı savunma stratejisinin tek cephede bile zor baş ettiği, iki cephede neredeyse imkânsızlaştığının açık kanıtıydı.