I. Mahmud, isyanların ardından sarsılan saray prestijini onarmanın bir aracı olarak mimari hamlelere önem verdi. Klasik Osmanlı çeşmelerine Barok kıvrımlar eklendi; saray yapılarında Avrupa etkili süslemeler belirdi. Bu değişim, hem estetik hem de diplomatik bir mesaj taşıyordu: Osmanlı Devleti Avrupalı güçlerle diyalog içinde olduğunu sanatta da yansıtıyordu.
Musiki ve divan edebiyatı sarayda önemini korudu. Lâle Devri'nin sembolü Nedim artık yoktu; ama onun açtığı yol, yeni şairlerin yürümesine zemin hazırladı. 18. yüzyıl Osmanlı kültür ortamı, Batı'ya yönelişin ilk tohumlarını taşırken özgün Osmanlı geleneklerini de yaşatmaya çalıştı.