I. Mahmud saltanatı boyunca erkek varislik krizini derinden yaşadı. Doğan şehzadeler ya çok erken yaşta öldü ya da hiç doğmadı. Bu boşluk, hânedanın kardeşinden kardeşe geçiş sistemini zorunlu kıldı. I. Mahmud'dan sonra III. Osman, ardından III. Mustafa tahta çıktı; böylece Osmanlı hânedanı babadan oğula değil, erkek soy içinde yatay bir aktarım modeliyle ilerledi.
Bu tablo, Osmanlı taht hukukunun kadim esnekliğini hem koruyucu hem de istikrarsızlaştırıcı bir unsur olarak ortaya koymaktadır. Erkek varis yokluğu, saray içi rekabetin ve dışarıdan müdahalelerin önünü açmıştır.