Süreç
1774 Küçük Kaynarca Antlaşması Kırım'ı nominal olarak bağımsız ilan etmişti; ancak bu bağımsızlık Rusya'nın artan nüfuzunu örtbas eden kırılgan bir statüydü. Rusya, Kırım üzerindeki etkisini pekiştirmek için hem ekonomik hem de askeri baskı uyguladı; Rus kuvvetleri Kırım topraklarında sürekli bir varlık sürdürdü. Kırım Hanlığı iç çatışmalarla parçalanmış durumdaydı; Rusya destekli ve Osmanlı yanlısı gruplar arasındaki iktidar savaşı yarımadayı istikrarsızlaştırıyordu.
Şahin Giray Dönemi
Rusya'nın desteklediği Şahin Giray, 1777'de Kırım hanı oldu. Şahin Giray Batı tarzı reformlar yapmaya girişti; yönetimi merkezîleştirmeye, orduyu Rus modeline göre yeniden düzenlemeye ve Kırım ekonomisini modernleştirmeye çalıştı. Bu reformlar geleneksel Kırım aristokrasisinin ve Osmanlı yanlılarının sert muhalefetini çekti; yarımadadaki Müslüman halk Osmanlı hâkimiyetine geri dönmeyi talep eden ayaklanmalar başlattı. Şahin Giray'ın iktidarı ancak Rus askeri desteğiyle ayakta tutulabildi.
Rus Baskısı
Çar II. Katerina ve danışmanı Prens Potemkin, Kırım'ın ilhakını uzun süredir planlıyordu. Şahin Giray'ın yarımadayı fiilen yönetememesi ve süregelen iç çatışmalar bu planın hayata geçirilmesi için uygun ortamı hazırladı. 1783'ün başında Rus kuvvetleri Kırım'a girdi; Şahin Giray tahtından çekilmeye zorlandı ve Rusya, yarımadanın Rus İmparatorluğu'na katıldığını ilan etti.
İlhak ve Osmanlı'nın Tepkisi
Osmanlı hükümeti ilhakı protesto etti; ancak o sırada hem iç sorunlarla hem de askeri zayıflıkla boğuştuğundan etkin bir karşılık veremedi. Osmanlı Kırım için savaşmak istedi; ama Fransa ve İngiltere gibi güçlerin Rusya'yı zor durumda bırakma konusundaki isteksizliği, Osmanlı'yı yalnız bıraktı. 1784'te Osmanlı resmen Kırım'ın Rusya'ya ilhakını tanımak zorunda kaldı.
Sonuçlar
Kırım'ın kaybı Osmanlı tarihinin en derin travmalarından biriydi. Kırım, yüzyıllarca Osmanlı ile yakın siyasi ve kültürel bağlarını korumuş, güçlü bir Türk-Müslüman nüfusa ev sahipliği yapmış stratejik bir coğrafyaydı. Bu kayıp; Karadeniz'in Rusya'ya açılmasını kalıcı hale getirdi, Osmanlı'nın savunma derinliğini ciddi ölçüde azalttı ve Osmanlı topraklarındaki Müslüman halklara verilen zımni güvencenin artık geçerliliğini yitirdiğini dünyaya ilan etti. İlhak, sonraki on yıllarda Osmanlı reformcularını daha kapsamlı ve köklü değişiklikler yapmaya zorladı.