Damat Ali Paşa (Petervaradin)
Çorlulu Ali Paşa'nın ardından Osmanlı sadrazamlığına yükselen Damat Ali Paşa, III. Ahmed döneminin güçlü yöneticilerinden biriydi. 1716'da Avusturya ile yeniden başlayan savaşta Osmanlı ordusunu komuta etti; ancak Petervaradin Muharebesi'nde Prens Eugène karşısında ağır bir yenilgi alarak hayatını kaybetti. Bu yenilgi Pasarofça Antlaşması'na ve Lale Devri'nin başlamasına zemin hazırladı. Damat Ali Paşa; cesur, bizzat savaşa katılan ama savaş meydanında ölümle sonuçlanan stratejik bir yanlış hesabın kurbanı oldu.
İbrahim Paşa (Nevşehirli)
Lale Devri'nin mimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, III. Ahmed'in damadı sıfatıyla on iki yıl boyunca Osmanlı sadrazamlığında kaldı ve reform politikalarını tek elden yönetti. Pasarofça barışını sağlaması, Avrupa'ya elçiler göndermesi ve matbaanın kurulmasına öncülük etmesi onun en kalıcı miraslarıdır. 1730 Patrona Halil İsyanı'nda padişah tarafından isyancılara teslim edilerek idam edildi.
Topal Osman Paşa
Topal Osman Paşa, I. Mahmud döneminin önemli askeri ve idari figürlerinden biriydi. İran cephesindeki başarıları sayesinde yıldızı parlayan Topal Osman Paşa, Bağdat valiliğini ve ardından sadrazamlığı üstlendi. Savaş meydanındaki cesaret ve liyakatiyle öne çıkan bu devlet adamı, Osmanlı'nın İran karşısında savunma hatlarını pekiştirmeye çalıştı. Askeri kariyeri boyunca aldığı yaralar nedeniyle "Topal" lakabıyla anıldı.
Silahdar Ali Paşa
Silahdar Ali Paşa, III. Ahmed döneminin başlarında kısa süre sadrazamlık makamında bulundu. Saray içi hizmetlerinden yükselen bir devşirme olarak dönemin tipik bir kariyer örüntüsünü yansıtmaktadır. Kısa sadrazamlık dönemi büyük politika değişikliklerine sahne olmasa da kurumsal dengelerin korunması açısından kritik bir geçiş sürecine denk geldi.
Bu Dönemin Genel Değerlendirmesi
Gerileme Dönemi sadrazamları; son derece güç koşullarda, savaş borçlarıyla bunalmış bir hazineyle ve her an patlayabilecek bir Yeniçeri muhalefeti ortamında görev yaptı. Bazıları yenilikçi vizyonuyla öne çıkarken bazıları mevcut dengeleri korumayı tercih etti. Bu isimlerin ortak özelliği; imparatorluğun yapısal sorunlarını kalıcı biçimde çözmekte yetersiz kalmış olmalarına karşın devletin varlığını ve işleyişini muhafaza etmiş olmalarıdır.