Baron de Tott, 1770'te Fransa'nın Osmanlı'ya yönelik desteğinin bir parçası olarak İstanbul'a geldi. Rusların Çeşme'de Osmanlı donanmasını yakması büyük bir şok yaratmıştı; Boğaz'ın savunması acil öneme kavuşmuştu.
De Tott, Boğaziçi'ndeki kaleleri güçlendirdi ve topçuları Avrupa standartlarında eğitmeye başladı. Tasarladığı hafif sahra topları, klasik Osmanlı ağır topçuluğundan farklı bir yaklaşım sunuyordu. Bir döküm fabrikası kurarak top üretimini modernleştirdi. Tüm bu çabalar değerliydi; ne var ki tek başına savaşın seyrini değiştirecek ölçüde kapsamlı değildi. De Tott'un mirası, ilerleyen dönemde III. Selim'in daha sistemli reformlarına zemin hazırlayan bir ara halka oldu.