III. Mustafa dönemi, savaşların gölgesine rağmen sanatın canlılığını koruduğu bir dönemdi. Lâleli Camii ve çeşitli hayır eserleri, mimaride Osmanlı Barok üslubunun doruk noktasını simgeledi. Divan edebiyatı geleneksel kalıplarını sürdürürken bestekârlık ve musikide saray himayesi devam etti. Padişahın bizzat şiir yazdığı bilinmekte; "Yıkıluptur bu cihan" mısraıyla başlayan şiiri döneme ilişkin tarihi bir belge niteliği taşımaktadır. Savaş ortamına karşın kültürel üretim durma noktasına gelmedi; ancak 18. yüzyılın ortasından itibaren sanat eserlerinde savaşın acısı ve imparatorluğun gerileme kaygısı giderek daha fazla hissedilir oldu.
III. Mustafa, hem şair hem de sanata ilgili bir padişah olarak bilinir. Dönemin en büyük mimari eseri Lâleli Camii, Osmanlı Barok sentezinin zirvesini temsil eder. Çeşme ve imaret gibi küçük ölçekli yapılar da bu dönemde İstanbul'a kazandırıldı.
Musiki sarayda önemini korurken Divan şiiri geleneği devam etti. Ancak savaşın ağırlığı kültür atmosferini giderek karartıyordu. Çeşme Baskını'nın utancı ve Kartal yenilgisinin acısı, dönemin sonlarına doğru sarayda derin bir kasvet yarattı. Padişahın şiiri, bu hâlin en dolaysız ifadesi olarak tarihe geçti.