III. Mustafa, savaşlara ve bütçe sıkıntılarına rağmen İstanbul'a kalıcı bir eser bırakmak istedi. Lâleli Camii bu arzunun ürünüdür. Mimar Mehmed Tahir Ağa'nın tasarımında Osmanlı klasik geleneği ile Barok estetiği iç içe geçmiştir.
Caminin alt katındaki dükkânlar külliyeyi mali açıdan kendi kendine yeten bir yapıya dönüştürdü; gelirleri vakıf giderlerini karşıladı. Osmanlı camilerinde bu işlevsel alt kat kullanımı, sonraki dönemlerde de devam etti. Lâleli Camii, bugün hâlâ İstanbul'un Barok mimari incilerinden biri olarak ziyaretçilerini karşılamaktadır.