Çeşme Baskını'ndan sonra Osmanlı yönetimi, deniz subayı yetiştirme konusunda ciddi bir adım atmak zorunda olduğunu fark etti. Tersane-i Âmire bünyesinde kurulan Deniz Mühendishanesi, bu ihtiyacın kurumsal karşılığı oldu.
Fransız danışmanların hazırladığı programda matematikten gemi mimarisine, astronomiden savunma istihkâmına uzanan geniş bir müfredat yer aldı. Kurum, Osmanlı deniz gücünün yeniden inşasında sembolik olduğu kadar işlevsel bir rol üstlendi. Sonraki dönemde bu okul, Mekteb-i Bahriye adıyla genişleyecek ve Türk denizcilik tarihinin en köklü eğitim kurumlarından birine dönüşecekti.